Emtia fiyatlarında karamsar ekonomik görünüm etkisi

Spekülatörler, Çin’in ılımlı ekonomik tahminleri ve bazı ABD’li bankaların iflas etmesinin küresel görünümü gölgelemesiyle demir dışı metallerden vazgeçerek hayati önem taşıyan endüstriyel emtia fiyatlarını aşağı çekti.

İnşaat malzemeleri ve otomobillerde kullanılan nikelin uluslararası fiyatları neredeyse dört ayın en düşük seviyesine inerken elektrikli ev aletleri gibi geniş bir uygulama yelpazesinde kullanılan bakır ve alüminyum fiyatları ise iki ayın en düşük seviyesine yakın seyrediyor.

Uluslararası bir ölçüt olarak kabul edilen Londra Metal Borsası’ndaki üç aylık vadeli fiyatlar, Salı günü bakır için yüzde 1 düşüşle ton başına 8 bin 833 dolardan kapandı. Nikel yüzde 0,4 düşüşle 23 bin 40 dolar olurken alüminyum Pazartesi iki ayın en düşük seviyesi olan 2 bin 275 doları gördü.

İnşaat malzemeleri için kaplanmış çelik saclarda kullanılan çinkonun fiyatı 2 bin 909 dolar ve iletkenler için bağlayıcı bir malzeme olarak kullanılan kalay 22 bin 950 dolardan işlem görerek her iki metal de üç ayın en düşük seviyelerine yaklaştı.

Londra’da net pozisyonlar Ocak sonuna göre azaldı

Londra Borsası’nda spekülatörlerin eksi pozisyonlarının uzun pozisyonarından çıkarılarak elde edildiği net pozisyonlar Cuma günü alüminyum için 4 bin 700 lot olurken bu rakam Ocak sonundaki seviyenin yüzde 10’undan az olduğu gözleniyor. Aynı dönemde bakır için net alımlar ise yaklaşık yüzde 30 azaldı.

Bakır ve alüminyum, Çin ekonomisindeki toparlanma beklentileriyle demir dışı metallerin yükselmesiyle 18Ocak’ta 2022 Haziran’dan bu yana en yüksek fiyatlarına ulaşmıştı.

Ancak Çin’in, katı sıfır-Kovid politikalarını Ocak ayı sonlarında Ay Yeni Yılı tatillerinde gevşetmesi sonrası yatırımcılar ekonomik kaygılar nedeniyle satış yapmaya başladı.

Çin Ulusal Halk Kongresi’nin (NPC) bu ayki yıllık oturumunun ardından fiyat düşüşleri hızlandı. Kongre öncesinden bu yana kalay yüzde 7, nikel yüzde 6 ve bakır yaklaşık yüzde 2 değer kaybetti. Bazı piyasa oyuncuları, beklentileri karşılayamadıklarını söyleyerek NPC’de açıklanan ekonomik teşvik önlemlerini sorumlu tutuyor.

Çin reel büyüme hedefini yüzde 5’e çekti

Kongrede, Çin hükümeti 2023 için bir önceki yıl yaklaşık yüzde 5,5 olan büyüme hedefini aşağı çekerek yüzde 5 civarında bir reel ekonomik büyüme hedefi açıklamıştı. Piyasa oyuncuları ise bu yılki hedefin geçen yılki hedefle aynı seviyede olmasını umuyordu.

Dai-ichi Life Research Institute baş ekonomisti Toru Nishihama diğer piyasa gözlemcilerinin açıkalmalarını tekrarlayarak, “Yüzde 5’lik bir büyüme hedefi Çin için gerçekçi bir yol. Hükümet, mali teşvik önlemleri konusunda ayağını gaz pedalından çekti” ifadelerini kullandı.

Çin harcamaların nispeten kısıtlı görünmesi nedeniyle bu yıl için bütçe açığı hedefini GSYİH’nın yüzde 3’ü olarak belirledi.

Çin ekonomisinin lokomotifi olan otomobil ve gayrimenkul sektörlerini canlandırmak için NPC’de açıklanan önlemler yatırımcıları tatmin edemedi.

Satışları teşvik edici önlemler yoluyla üretimi artırmaya yönelik artan talebe ragmen, Çin’in elektrikli otomobiller ve diğer yeni enerjili araçlar için sübvansiyonlarını canlandırmaya yönelik herhangi bir plan açıklanmadı. Çin Otomobil Üreticileri Birliği’nin bildirdiğine göre, Ocak ve Şubat aylarında yeni otomobil satışları yıllık bazda yüzde 15,2 azaldı.

Çin emlak piyasası inşaatların durmasıyla boğuşuyor

Ev alımlarını artırmak için büyük ölçekli destek de yoktu. Çin’in emlak piyasası, müteahhitlerin mali sıkıntılarından kaynaklanan inşaat duruşlarıyla boğuşuyor.

Çin Ulusal İstatistik Bürosu Çarşamba günü yaptığı açıklamada, piyasanın koronavirüs kilitlenmelerinin neden olduğu keskin düşüşten toparlanma belirtisi göstermemesi nedeniyle Ocak ve Şubat aylarında gayrimenkul yatırımının yıllık bazda yüzde 5,7 düştüğünü söyledi.

Marubeni Araştırma Enstitüsü’nden Li Xuelian, “Ulusal Halk Kongresi, ekonominin fiilen içinde bulunduğu vahim durumu bize bir kez daha hatırlattı” dedi.

AIS Capital’in yönetici ortağı Şiao Minjie, Çin’in neden büyük ölçekli bir teşviki yürürlüğe koymadığına dair fikir verdi.

Şiao, “Çin hükümeti, Başkan Xi Jinping’in yönetiminin ardından sosyalist düzene büyük önem veriyor. Ekonomik büyüme, siyasetten daha az öncelikli hale geliyor” dedi.

ABD’de, Silicon Valley Bank’ın yakın zamanda iflası, Amerikan faiz oranlarındaki artışların finansal kurumlara yönelik riskleri konusunda farkındalık yarattı.

Nomura Securities’de kıdemli bir ekonomist olan Tatsufumi Okoshi, “Küresel ekonomi üzerindeki etkiyi tahmin etmek zorlaştı. Yatırımcı duyarlılığının kısa vadede kötüleşmesi muhtemel” değerlendirmesinde bulundu.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir